ERKEKLERDE ERKEN YAŞLANMA NEDENLERİ

 

Bilmiyorum farkında mısınız? Türk erkeği yaşlandıkça çökmeye başlıyor, kas kütlesini kaybediyor, göbek bölgesi yağlanıyor, enerjisi git gide azalıyor… Bir süre sonra hafta sonları bile sadece evde yatmak ister hale geliyor. Bu konular size de tanıdık geliyor mu? Seneler önce ilk tanıştığınızdaki o hareketli, heyecanlı, hayat dolu insan yıllar geçtikçe yerini sinirli, gergin ve bezmiş bir adama bırakmış!

 

 

Bunun nedeni yıllarca oluşmuş stres birikimi olabilir mi? Vücudumuzda kortizol adını verdiğimiz bir stres hormonumuz var. İsmini mutlaka duymuşsunuzdur. Bu hormon testosteronun tam zıttıdır. Fazla birikimi testosteronu düşürür, kasları eritir, kemikleri zayıflatır ve erken yaşlanmaya neden olur. Bu kadarı yetmiyormuş gibi birde testosteron seviyesi düşünce, zamanla östrojen vücutta daha etkili hale gelir, dolayısıyla da vücudunuz su tutmaya başlar ve yağ yakımı durur. Sonuç: eriyen kaslar, zayıflayan kemik yapısı, göbek bölgesinde yağlanma, göğüsler ve kollarda sarkma… Liste böyle uzayıp gidiyor.

 

 

 

Yukarı saydığım bu durumlardan şikayetçi olan erkekler için, vücutlarındaki kortizol seviyelerini kontrol altına almayı öğrenebilirlerse inanın bana çok sağlıklı, enerjik ve fit bir vücudu senelerce taşıyabilirler. Dilerseniz bu kontrolü sağlamanın yollarına gelin beraberce bir göz atalım:

 

 

1)     BESLENME: Fiziksel olarak hareketli bir gün sonunda, doğal tepki olarak vücudunuzda kortizol hormonu yükselecektir. Aşırı kortizol birikimini önlemek için vücudunuzun doku tamiri ve kas onarımı başlatacak, protein ve karbonhidratları geciktirmeyin. Bu öğün atlamayın demek oluyor!  Yemek için vaktiniz olmadığı sıkışık günlerinizde, bir protein içeceği de testosteron seviyesini düşürmemek ve kaslara yakıt sağlamak için gerekli amino asitleri almanıza yardımcı olacaktır.

 

2)     GÜNDE 6 ÖĞÜN: Uzmanların yapılan araştırmalarda vardığı sonuçlara göre, günde 6 küçük öğün yemenin sağlık açısından her şeyden daha faydalı olabileceği yönünde. Belinizi inceltmenin yanında, bu tür bir günlük diyet stratejisi kortizol hormonunu kontrol altında tutmanıza olanak sağlayacaktır. Böylece daha kaslı ve daha enerjik bir vücuda sahip olabilirsiniz.

 

 

3)     C VİTAMİNİ KULLANIN: Suda eriyen bu vitamin serbest radikallerin yarattığı negatif etkiyi nötrelize edecek, enflamasyonu azaltacak ve dokularınızın erken yıpranmasını önleyecektir, bunun sonucu olarak da kortizol zıplaması dediğimiz olay meydana gelmeyecektir, çünkü C vitamini gibi antioksidanlar, kortizol seviyesini kontrol altında tutmaya yardımcı olabilirler.

 

4)     SARIMSAK TÜKETİN! Son yıllarda yapılan araştırmalar gösteriyor ki bol kazein (süt proteini) ve sarımsaklı bir diyet ile beslenme vücutta kortizol gibi stres hormonlarını azaltmaya yardımcı olabiliyor. Aynı zamanda elit sporcular üzerinde yapılan çalışmalar sarımsağın testosteron seviyesini yükseltebileceğine işaret ediyor. Genel olarak; testosteron seviyesi ne kadar yüksekse kortizol seviyesi o kadar düşük olacaktır.

 

 

 

5)     ARJİNİN KULLANIN: Büyüme hormonu üretimini tetikleyebilen L-arjinin, kortizol kontrolünde önemli bir rol üstlenebilir. Uyku vakti, büyüme hormonu salgılandığında, doğal olarak kortizol seviyesi düşecektir. Yıllar geçtikçe yaş ile birlikte uyku ile ateşlenen büyüme hormonu üretimi yavaşlar, bu nedenle kortizol seviyeleri yüksek kalabilir. Yatmadan önce alacağınız arjinin amino asidi büyüme hormonu üretimini tetikleyerek size bu konuda da destek sağlayacaktır.

 

 

 

6)     KARDİYO EGZERSİZE DİKKAT! Hani anne babalarımız “her şeyin fazlası zarar!” derlerdi ya… Kardiyo egzersizler vücudunuz için altın değerinde olabilir ama bir saatten fazla koşu bandında kalan beyler büyük hata yapıyorlar. Aşırı kardiyo çalışması, vücudunuzu kortizol zıplamasına ittiği gibi yağ depolarının yanında kaslarınızı da eritmeye başlayacaktır. Haftada 5 kereden fazla ve günde 30 dakikalık seansı aşmamaya çalışın.

 

 

.

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !