Böyle her kış kilo alıp, her baharda diyet mi yapacaksınız? Bu döngü hep böyle mi devam edecek? İlginçtir, her yıl Mart ayının başından itibaren, Ağustos ayının sonuna kadar, spor salonları dolup taşar. Eylül ayında bir sessizlik başlar. Zayıflamak için müracaat eden hiç kimse olmaz. Bu konuda danışmaya, soru sormaya bile kimse gelmez. Sanırsınız ki insanlar kış boyunca kilolarını sevmeye başlamışlardır. Sonra Mart ayı yeniden geldiğinde aynı izdiham tekrar yaşanır. Bu böyle her yıl tekrarlanır.
Bir başka ilginç olay da, gelenlerin yarısının, bir önceki yılda başarıyla kilo vermiş olan
kişiler olmasıdır. Peki neden sadece yaz yaklaşırken? Bundan daha önemlisi, neden aynı kişiler? Bir yıl önce fazla kilolarını vermeyi başarmış bir kişi, 6 ay sonra onları neden geri alır? Bütün sorun plajda rahatça bikini giyip giymemek midir ? Her şey o yazın tadını çıkarmaktan mı ibarettir ? Bazen evet ! Ama bazı durumlarda alınan ya da verilen o kiloların, bir yaz süresince uçuşan hoş giysiler , ince askılı bluzlar, düşük belli bir şort, veya cüretkar bir bikiniyi giyip-giyememekten daha kritik olması da mümkündür..
KİLO ALIP VERME
Yaz için kilo vermek, düğünden önce incelmek filan bu gibi yaklaşımlar maalesef sonuç vermiyor. Kilolu insanlar genellikle düzgün beslenmeyen kişilerdir. Bir çoğu sabah geç kalkıp kahvaltı etmezler. Bu tipler öğle yemeğinde çok hafif atıştırıp, bütün heveslerini akşamüzeri davetlerindeki baştan çıkarıcı hamur işlerine, bir kadeh içkiye veya akşam yemeğine saklarlar. Oysa sabah kahvaltı edilmeyince metabolizma harekete geçmez. Vücut aç kalır ve kişi bütün günü düşük kan şekeri ile, yarı baygın bir halde geçirir. Bu durumda iken ya aniden bir tatlı yeme krizine yakalanıp canlanmak için şekerden medet umarlar ya da açlığa biraz daha dayanıp, akşam yemeğinde kendilerine gelmeye çalışırlar. Bazıları da bir porsiyon pasta veya börek uğruna kendilerini diğer öğünlerde aç bırakmayı seçerler. Bütün bunların hiçbir faydası yoktur. Ne kadar az yenirse yensin, bu kadar uzun süre gıdasız kalmış olan vücut kendini savunmaya alır ve yenilen her lokmayı yağ olarak stoklamak eğiliminde olur.
· Zayıflamanın en temel kuralı hiçbir öğünü atlamamak, az ve sık yemektir. Vücut
şişman da olsa, zayıf da olsa yaşamsal işlevlerini yerine getirmek zorundadır. Ve günlük yaşamla baş edebilmesi için enerjiye ihtiyacı vardır. Dolayısıyla aç kalmak çözüm değildir. Hiç bir diyet aç kalmayı önermez. Düzenli, bilinçli, az ve sık yenmelidir.
· Vücut yeterli besin almadığı zaman kas yapısını zayıflatır ve enerji gereksiniminden tasarruf yapmaya başlar. Bir başka ifade ile daha az kalori harcamak için elinden geleni yapar. Yavaşlayan metabolizma yağ deposunu korumaya alır ve zayıflamayı yavaşlatır. Er geç tekrar yemeye başlandığı zaman metabolizma yavaşlamış olduğu için yağ büyük bir hızla depolanır.
KİLO KONTROLÜ
Türkiye’de kadınların %29’u, erkeklerin ise %9’u şişmandır. Kadınlar için şişmanlığın önde gelen sebeplerinden biri hamilelik ve doğumlardır. Anneler hamilelik döneminde alınan kiloları vermekte zorlanırlar. Normal olarak hamilelikte 12 kilo alınır. Bunun sadece 4 kilosu yağdır. Yani doğumdan sonra vücutta kalan fazlalık 4 kilodan ibaret olmalıdır. Bu da kolayca verilir. Ancak birçok kadının, gebelik süresi içinde 15-20 hatta 25 kilo bile aldığı görülür. Bu kilolar yetmezmiş gibi, doğumdan sonra emzirme gerekçesiyle, ne anneye ne de bebeğe yararı olmayan bir beslenme rejimi uygulanır. Diyet ve egzersiz sürekli ertelenir. Bu arada üst üste alınan kilolar vücuda yerleşir. Aradan bir yıl geçtikten sonra da genç annenin eski formuna dönmesi oldukça zor olur. Sonuçta düğün fotoğraflarındaki incecik
gelin, büyük bir ihtimalle annesi gibi kilolu bir kadına dönüşür.
· Kadınlarda kilo fazlalığından östrojen hormonu da sorumludur.
Östrojen hormonu yağlanmayı arttırır.
· Yaşam tarzının etkilerini de gözardı etmemek gerekir. Ev kadınlığı veya ofis çalışması koşulları adamakıllı hareketsiz bir yaşamı temsil eder. Ev işleri insanı yorsa da kasları güçlendiren ya da yağları eriten bir bedensel faaliyet değildir. Öte yandan ikramlar, davetler, mutfağın dayanılmaz çekiciliği sayesinde kadınlar erkeklere göre daha fazla şişmanlarlar.
· Şişmanlıkta ikinci sırayı alan grup ise iş adamlarıdır. Masa başında çalışmak, her yere arabayla gitmek ve akşamları yenilen, çoğu zaman da içkili olan iş yemekleri şişmanlıkla sonuçlanır.
ZAYIFLAMA BAŞARI ÖYKÜLERİ
Hangi diyet sistemini izleyecek olsanız, birçok başarı öyküsü anlatılır. Siz de bunlardan birçoğu ile karşılaşmışsınızdır. Biraz daha gerçekçi olursak, ABD de Ulusal Kilo Kontrolü Enstitüsünün yayınladığı son raporlara bir göz atmamızda yarar var.

· 5500 den fazla kişimim bir yıl içinde en az 30 pound vermeyi başardığı ve bu kiloyu en az bir sene koruyabildiği belirlendi. İlginç olan bu grubun % 77 sinin kadın olması.
· Bu kadınların % 13ü 10 yıl kadar formlarını muhafaza etmeyi başardılar.
· Bunların çoğu diyet ve egzersiz yaptılar. % 1 i sadece egzersiz, bir kısmı da sadece diyet yaptılar.
Bu insanlar nasıl başarılı oldular. Bu kararlı insanların hepsinde ortak olan 10 temel kural dikkati çekiyor..
1. Kalori alımını kısıtladılar. Kadınlar ortalama 1385 kalori ile yetindiler.
2. Genel olarak, haftada 2500 kalori yakacak kadar egzersiz yaptılar.
3. Sık sık tartının üzerine çıktılar, kendilerini izlediler.
4. Evde, ofiste çok çeşitli yiyecek bulundurmamaya çalıştılar. Kendilerini iştahlandıracak abur cuburu gözlerinden uzak tuttular.
5. Hafta sonu, bayram, hafta içi ayrımı yapmaksızın, diyeti hiçbir bahane ile bozmadılar..
6. Sabah kahvaltısı yaptılar. Sabah kahvaltısı, uzun vadeli sağlıklı beslenme ve kilo kontrolü hedefinin en önemli anahtarıdır.
7. Daha az TV seyretmeye özen gösterdiler.
8. Fast foodu sınırlandırdılar. Hamburgerciye girmek zorunda kaldıklarında portakal suyu ile yetindiler.
9. Hazır ve işlenmiş gıdalardan, meşrubatlardan uzak durdular Diyet içeceklere yüz vermediler. Hatta sadece su içtiler.
10. Birçoğu özel yemekler hazırlamadılar ama aileleri için hazırladıkları menüleri azar azar yediler.