1/8/2008 - TAİ CHİ: GEÇMİŞTEN GELEN MEDİTASYON
Sadece basit birkaç adımda bu eski çağlardan gelen hareketli meditasyon sistemi ile, siz de zihninizi dinginleştirmekte, stresinizi atmakta ve vücudunuzun enerji rezervlerini canlandırmakta başarılı olabilirsiniz. Düşündüğünüz zaman, aslında stresli bir hayatı değiştirmenin yolu var! İşinizden istifa edip, ıssız bir adaya taşınabilirsiniz. Annenize sizi bir daha aramamasını söyleyebilirsiniz. Veya biraz daha gerçekler çerçevesinde bir şeyler deneyebilirsiniz: tai chi. 
Dünyanın dört bir köşesinde milyonlarca insan tarafından her sabah parklarda, fabrikalarda, okullarda, açık alanlarda yapılan tai chi'nin, iş hayatında konsantrasyonu, üretim sektöründe verimliliği, eğitimde gelişmeyi artırdığı söylenmektedir. Tai Chi’de yapılan hareketler olabildiğince yavaş, yumuşak ve zarif aynı zamanda figürler arası geçişler sarsıntısız ve akıcıdır. Tüm hareketler alt karın boşluğunda bir miktar havanın sıkıştırılmasıyla yapılır. İnsan karnının alt orta noktasında meydana gelen sıkışma, gücün ana kaynağıdır. Bu teknikler yapılırken, düşünce alt karın noktasına yoğunlaşır ve teknikler zihin, vücut ve enerji koordineli biçimde yapılır. Çünkü, Tai Chi teknikleri kaslardan ziyade iç enerji kuvvetiyle gerçekleştirilir. 
Tai chi felsefesi, insanın içindeki yıkıcı enerji potansiyeli olan öfke ve şiddetten uzaklaştırmak, enerjinin dengelenmesi ve bir tehlike anında kontrolü sağlayabilme yeteneği kazanmaktır. Taoizm felsefesinden etkilenerek geliştiği bilinen Tai Chi’nin ortaya çıkışıyla ilgili birçok rivayet anlatılır. Bunlar arasında en çok bilinenine göre; günümüzden yaklaşık 900 yıl kadar önce Chang San Feng isimli bir rahip, meditasyon yaparken, bahçeden birtakım sesler duyar. Bir yılan, bir turnaya doğru kafasını kaldırmış, saldırmaya hazır beklemektedir. Turna aniden yılana saldırarak savaşı başlatır. Yılan, turnanın bacaklarına dişlerini geçirmek üzere hamle yaptığı sırada turna, ayaklarını yukarı çekip kanatlarını alçaltır ve atağı savuşturur. Bir süre sonra her ikisi de birbirlerine dokunamadıkları hâlde bu savaştan yorgun düşerler. Bu noktada rahip, kendini savunmanın bilgeliğinin, kuvvete karşı esnek olmakta yattığını görür ve yaşanan bu savaştan hareketle Tai Chi Chuan’ı geliştirir. Buna göre, küçük bir güç uygulaması, kendinden çok daha büyük bir gücün savuşturulması ya da zararsız hâle getirilmesi için yeterlidir. “Yumuşak”, “sert”in üstesinden gelebilir; “güçsüzün” “güçlüyle” dövüşmek için korkmasına gerek yoktur. Bir Çin filozofu olan Lao Tzu’nun (M.S. 4. yy) da işaret ettiği gibi, “Dünya üzerinde sudan yumuşak ve esnek canlı ya da madde olmadığı gibi, ne kadar sert ve dayanıklı olursa olsun, suya karşı direnebilen de yoktur. Esnekliğin direnci, yumuşaklığın sertliği yendiği herkes tarafından bilinen ama uygulanmayan bir gerçektir.” Yani Tai Chi, bireye kaba kuvvetten ziyade, karşı tarafın ne zaman atak yapacağını sezebilme yetisi, hız ve hassasiyet kazandıran bir sanattır. Taoizm inanışına göre zihin dinginken, kişi karşısındaki rakibin hareketlerini ve düşüncelerini meydana gelmeden görüp duyabilir ve asla gardı düşük iken yakalanmaz. 
Tai Chi, Chi ile uyumlu olma sanatı olarak da tabir ediliyor. Japonca’da “Ki” hâlini alan Çince “Chi” sözcüğü, evreni tümüyle dolduran enerji anlamına geliyor. Yıldızlar, hatta galaksiler arasında bulunan Chi; evrensel enerji, aynı zamanda evrenin kendisi kabul ediliyor. Evrensel uyuma ters düşmemek, daha gelişmiş bir varlık olabilmek ve üstün bilince ulaşabilmek için Chi ve onun akımlarıyla uyum içerisinde yaşamak gerekiyor. Kişinin bu hareketleri yaparken iyi bir biçimde konsantre olup, Chi’nin akımlarını gerçekten hissederek yaşamaya başlamasıyla artık bu hareketleri onun yapmadığı; bunun Chi’nin yönlendirmeleri, Chi’nin gücü olduğuna inanılıyor. Bu hareketlerle en üst noktaya, evrensel birliğe, bütünlüğe varılmaya çalışılıyor. Bu açıdan bunun, Tasavvuf’taki, tüm varlıkları sevgiyle kucaklayıp, evren içinde bölünmezliğin içinde yer almak, birey olarak farkındalık, evrenin içinde, evrenin tozuna karışarak yaşama, tek vücut oluşturma düşüncesiyle paralellik taşıdığı söylenebilir. Tai Chi, düzenli çalışılırsa yorgunluk belirtilerini, dikkat verme güçlüğünü, öfkeyi, ruh hali  düzensizlikleri, neşesizliği, özellikle anî baş dönmelerini, uykusuzluğu, taşikardiyi (kalp çarpıntısı), mide rahatsızlıklarını ve psikolojik kökenli iktidarsızlıkları giderir, bacaklardaki dolaşımı ve kas hareketliliğini iyileştirerek varis oluşumunu ve selülitin meydana gelmesini önler, duygusal sorunlu ve gergin zihinli insanların psikolojilerini düzeltir; kronik durumlarda ve nevrasteni, yüksek tansiyon, akciğer şişmesi, soluk borusu nezlesi, mide ve bağırsak sorunları gibi hastalıklarda etkili iyileşme sağlar, eklem katılaşmasına karşı korur, hafif kireçlenme ve romatizmada eklem esnekliğini arttırıp hareketlerin sınırlanmasını engeller, kas liflerini uzatır ve geliştirir, kemikleri güçlendirerek kırılmalara karşı korur (ki bu özelliğiyle osteoporozlu hastalara özellikle önerilir) tüberküloz enfeksiyonuna ve amfizeme karşı koruyucudur, adrenalin salgılanmasını ve kolesterinle ilgili madde alışverişini düzenler, tansiyonu ve kiloyu dengeler, duyuları keskinleştirir. Özellikle dolaşım, sindirim, kilo ve tansiyon sorunları, kireçlenme ve romatizma sorunları, varis, osteoporoz, zihin yorgunluğu ve stres tai chi çalışanlarda oldukça seyrek görülür.
.
|