7/6/2009 - ZAYIFLAMA ve HORMONLAR
Neden zayıflayamıyorum? Zayıflamak için oldukça fazla zaman harcayarak egzersiz hareketleri, diyet yapıyorsunuz. Hemen hemen bütün diyetleri denediniz ama bir türlü kilo vermeyi başaramıyorsunuz. Her şeye rağmen kilo almaya devam ediyorsunuz. Oysaki eskiden sizin için kilo sorunu yoktu, ne yerseniz, ne kadar yerseniz yiyin hep zayıf kalırdınız. Değişen nedir?
İnsanların bir kısmi tok olduğu halde, yemeye devam ettiği gibi, huzursuz olduğunda, stresli olduğunda veya üzgün olduğunda da yemek yer. Peki, neden kendilerini durduramazlar? Aç oldukları için değil! Vücuttaki yaşla gelen değişimler.. Esas mesele vücudumuzdaki hormonal değişimlerdir. Bunları dikkate almayan bir diyetin fazla yararlı olmasını bekleyemeyiz. Çünkü kilo sorununun en önemli ve en karmaşık yönü hormonlardır. Belki her şeye rağmen diyetle bir miktar kilo verilebilir ama temelinde hormonal bir sorun varsa, büyük bir ihtimalle bu kilolar, özellikle 30–40 yaşlarından sonra, geriye gelir. İşin doğrusu; aldığımız gıdaların nereye gideceğine, yağa mı yoksa şekere mi dönüşeceğine, kaslara mı, karaciğere mi, yağ kılığına girip kalçalara mı yerleşeceğine, bacaklara mı, karına veya bel bölgesine mi gideceğine de hormonlar karar verirler.  Gençliğimiz boyunca, vücudumuzdaki 100’ü aşkın hormon, mükemmel bir uyum içinde metabolizmayı kontrol ederler. Bu zincir günün birinde bozulunca işler değişir. O andan itibaren hormon bozuklukları kilo alımını tetikler, kilo alımı hormon üretimini engeller! Bu döngü kırılmadan kiloyu kontrol etmek mümkün değildir. Hormon tedavileri  Ne yazık ki hekimler çoğunlukla insanların bireysel ihtiyaçlarını göze almadan standart hormon tedavileri uygularlar. Oysa bu tedavilerin tamamen bireyselleştirilmiş ve hastaya uyarlanmış olması gerekir. Sentetik hormonlarla yapılan, bu tip standart tedaviler sonucunda kadınlar daha fazla kilo alabiliyorlar. Oysa doğal hormonlardan oluşan ve bir kuyumcu hassasiyeti ile dengelenen tedaviler gerçekten birçok sorunumuzu çözebilir.
Menopoz tedavilerinde kadınlara genellikle östrojen verilir. Ama östrojen oranının diğer hormonlara baskın çıkıp çıkmadığı pek kontrol edilmez. Üstelik sadece yumurtalıklar değil, yağ dokusu da östrojen yapar ve fazlası da kalçalarımızda yağ depolanmasını arttırır.
Kolay yolu yok! Ne yazık ki sihirli bir hormon hapı yoktur. Beslenme- hareket- diyet ve hormon tedavisi bir bütündür. Aldığımız gıdalarda yalnızca kalorilere bakmak da yeterli değildir. Esas olarak hormonları canlandıran-dengeleyen bir diyet izlememiz gerekir. Böyle bir programla tam gerektiği gibi kilo veririz. Yani kas veya su kaybına uğramaz, vücudumuza yapışıp kalan yağlardan kurtuluruz. Herhangi bir düşük kalori diyeti bu işi tek başına başaramaz. İşin garibi sıradan zayıflama programlarıyla kilo verseniz bile, özellikle 50 yaşını geçtiyseniz, daha genç ve daha “fit” görünmezsiniz. Hatta zayıfladıkça daha yaşlı bile görünebilirsiniz.  Kilo vermek ve gençleşmek için, adamakıllı ince bir ayar yapılması gerekir. Hormon desteğinin yanı sıra, haftada en az 3 kez egzersiz, kişiye özel bir diyet programı, psikolojik destek, stresten kurtulma tekniklerini öğrenmek ve uygulamak gibi birkaç yöntemin bir araya getirilmesiyle harika sonuçlar alınabilir. .
|